Başkomiser Aylin, mesleğini yalnızca görev olarak görmez.
Onun için her dosya, bir insanın kırıldığı noktayı anlamak demektir.
Aylin’in yöntemi basittir ama zordur:
Acele etmez. Yüksek sesle konuşmaz. Sonuca atlamaz.
Olay yerinde dolaşırken başkalarının görmediği küçük kaymaları fark eder.
Bir eşyanın yönü, bir sandalyenin konumu, bir kapının yarı açık kalması…
Her şey bir anlam taşır.
Çünkü Aylin bilir:
Hiçbir ayrıntı tesadüf değildir.
Onun için suç, yalnızca işlenen bir eylem değil;
bilinçli bırakılmış bir izdir.
.png)